Tırnak Yeme


Tırnak yeme (onikofaji), bir veya birden fazla parmağı ağza sokarak tırnağı dişlerle ısırmak olarak tanımlanır. Tırnak yeme davranışı hem çocuklarda hem yetişkinlerde sıklıkla görülür. Çocukluk çağında, daha erken yaşlara göre 4-6 yaş aralığında daha yaygın görülür. Kız çocuklarında erkek çocuklarına göre daha yaygındır. 7 ile 10 yaş arasındaki çocukların %28 ile %33'ünün ve ergenlerin %45'inin tırnak yediği tahmin edilmektedir. Tırnak yeme davranışı, ergenlerin çocuk ve ergen psikiyatrisine başvuru nedeni olarak sıklıkla görülür.


Tırnak yemek her zaman veya her birey için patolojik bir durum değildir, bazı kişilerde tırnak yeme davranışı geçicidir ve kısa bir süre içerisinde yok olur. Tırnak yeme, tırnak yapısında ve çevresindeki yumuşak dokularda hasara neden olacak kadar güçlü ve kalıcı olduğunda bir problem haline gelebilir. Tırnak yeme davranışı sağlığı birçok alanda olumsuz etkileyebilir; bakteriyel ve viral enfeksiyon, parazitoz, diş kökü hasarı, maloklüzyon ve çene bozuklukları gibi hastalıklara da zemin hazırlayabilir.

Tırnak yeme davranışı önemli psikososyal sorunlara yol açabilir ve yaşam kalitesini olumsuz etkileyebilir. Tırnak yiyen çocuklar veya yetişkinler başkaları tarafından alay konusu olabilir veya damgalanabilir. Tırnak yeme, sosyal davranışlarda veya yazı yazma, çizim yapma ve oyun oynama gibi başkalarının yanında ellerin kullanılmasının gerekli olduğu davranışların kısıtlanmasına neden olabilir. Ayrıca, bireylerin benlik değerlendirmesini azaltabilir ve başkalarının değerlendirmesine yönelik kaygılarını artırabilir.


Tırnak Yeme Nedenleri

Yapılan çalışmalar, tırnak yemenin genellikle kaygıdan ziyade can sıkıntısı, hayal kırıklığı ve zor problemler üzerinde çalışmaktan kaynaklandığını göstermiştir. Tırnak yeme için en sık görülen nedenler şunlardır:

Stres

Tırnak yiyen başka bir aile üyesinin taklit edilmesi

Genetik

Bakımsız tırnaklar

Parmak emme alışkanlığından bir aktarım; bebeklikte parmak emme davranışında bulunan çocukların ergenlik döneminde tırnak yeme davranışı gösterebildiği görülmüştür.

Bunların haricinde diğer olası nedenler ve risk faktörleri şunlardır:


Tırnak yeme, altta yatan duygusal bozukluklar ile ilişkili olabilir. Yapılan araştırmalarda, tırnak yiyen çocuklarda ek olarak dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (%74.6), ayrılma anksiyetesi (%20.6), enürezis (%15.6), tik bozukluğu (%12.7), obsesif kompulsif bozukluk (%11.1), zeka geriliği (%9.5), majör depresif bozukluk (%6.7), ve yaygın gelişimsel bozukluk (%3.2) gibi psikiyatrik bozukluklar görülmüştür. Tırnak yeme, Tourette sendromlu çocuk ve ergenlerde de en sık görülen (%28.6) psikiyatrik sorunlardan biridir.


Tırnak yiyen çocukların %65'inin dudak ısırma ve saç çekme gibi en az bir tekrarlayan davranış bozukluğuna sahip olduğu görülmüştür.

Aile yapısı tırnak yeme problemi için önemli bir risk faktörüdür. Otoriter ve baskıcı aile yapısı, aile içindeki iletişim sorunları, anne-baba arasındaki geçimsizlikler, çocuğa yeteri kadar ilgi ve sevgi göstermemek tırnak yeme davranışını arttırabilir.

Gerilim, saldırganlık, öfke, sıkıntı, üzüntü, kaygı, korku, değersizlik ve güvensizlik duyguları çocuklarda tırnak yeme davranışına sebep olabilir.


Tedavi

Bilişsel davranışçı terapi, caydırıcıların kullanımı, davranış değiştirme teknikleri, olumlu pekiştirme ve düzenli takip en etkili tedavi yöntemleridir.

Tırnak yeme; yandaş hastalıklar, davranışın emsalleri ve sonuçları gibi bazı ilişkili faktörler göz önünde bulundurulmadan yönetilemeyecek bir alışkanlıktır.

Tedavi, kişinin stresini tetikleyen nedenlere yönelik olmalıdır.

Aile desteği tedavide önemli bir yere sahiptir.

Herhangi bir tedaviye, tırnak yiyen çocukların yanı sıra ebeveynleri, kardeşleri ve öğretmenleri de eşlik etmelidir. Onlara bu konuda ne yapmaları ve ne yapmamaları gerektiği öğretilmelidir.

Diğer insanlar, tırnak yeme alışkanlığı olan çocukları suçlamamalı, bunun yerine onları cesaretlendirmeli, onlara destek ve güven vermelidir.

Tırnak yeme davranışını engellemek adına yapılan uyarılar veya hatırlatmalar yalnızca kişinin rızası varsa yapılmalıdır.

Tırnakların ve tırnak etlerinin bakımına dikkat edilmesi ve tırnakların kısa kesilmesi tırnak yeme davranışını azaltabilir.

Cezalandırma, tehdit etme, azarlama veya tırnak yiyen kişiden utanç duyulduğunun belli edilmesi gibi yöntemler, uzun vadede tırnak yeme davranışının azalması yerine daha çok artmasına neden olabilir. Aynı zamanda kişilerin stresini, hayal kırıklığını, çaresizliğini, umutsuzluğunu ve kaygısını da artırabilir.

Tırnakları bir malzemeyle kaplamak birçok ebeveyn tarafından denenir, ancak genellikle etkisizdir.



Kaynaklar

Azak, M., & Mutlu, B. (2020). Çocuklarda Tırnak Yeme Davranışı: Onikofaji . , . Balıkesir Sağlık Bilimleri Dergisi , 9(3), 227-232.

Ghanizadeh, & A. (2011). Nail biting; etiology, consequences and management. Iranian journal of medical sciences, 36(2), 73–79.

Ghanizadeh, A. (2008). Association of nail biting and psychiatric disorders in children and their parents in a psychiatrically referred sample of children. Child and adolescent psychiatry and mental health, 2(1), 13.

Ghanizadeh, A., Mohammadi, M. R., & Moini, R. (2008). Comorbidity of psychiatric disorders and parental psychiatric disorders in a sample of Iranian children with ADHD. Journal of Attention Disorders , 12(2), 149-155.

Görker, I., Korkmazlar, Ü., Durukan, M., & Aydoğdu, A. (2004). Çocuk ve ergen psikiyatri kliniğine başvuran ergenlerde belirti ve tanı dağılımı. Klinik Psikiyatri Dergisi, 7(2), 103 - 110.

Halteh, P., Scher, R., & Lipner, S. (2017). Onychophagia: A nail-biting conundrum for physicians. Journal of Dermatological Treatment, 28:2, 166-172.

Joubert, C. E. (1993). Relationship of self-esteem, manifest anxiety, and obsessive-compulsiveness to personal habits. Psychological reports, 73(2), 579–583.

Leung, A. K., & Robson, L. M. (1990). Nailbiting. Clinical Pediatrics, 29(12), 690–692.

MASSLER, M., & MALONE, A. J. (1950). Nail biting; a review. American Journal of Orthodontics, 36(5), 351–367.

Ocakçı, A. F., & Karakoç, A. (2013). Çocuklarda Uyum ve Davranış Sorunları Ve Hemşirelik Yaklaşımı. In Z. Conk, Z. Başsakal, H. Bal Yılmaz, & B. Bolışık, Pediatri Hemşireliği (pp. 819-846). Ankara: Akademisyen Kitapevi.

Thomaz, E. B., Cangussu, M. C., & Assis, A. M. (2013). Malocclusion and deleterious oral habits among adolescents in a developing area in northeastern Brazil . Brazilian Oral Research, 27(1), 62.

Williams, T., Rose, R., & Chisholm, S. (2007). What is the function of nail biting: an analog assessment study . Behaviour research and therapy, 45(5), 989-95 .

0 görüntüleme

Son yazılar