ÇİZGİ FİLMLERİN ÇOCUKLAR ÜZERİNE ETKİLERİ

June 1, 2016

 

 İnternet erişimi olan cep telefonu ve bilgisayar gibi yeni medya teknolojilerinin gelişmesine rağmen, televizyon halen en yaygın olarak kullanılan elektronik medya aleti olup sayısı gelişen teknolojilerle beraber artmaktadır. 1945 yılında, Amerika'da televizyon sayısı 10 bin iken şu anda 400 milyon civarındadır.


Televizyon çocukların yaşamlarına etkisi olan önemli bir bilgi kaynağıdır.  Yapılan çalışmalarda erkeklerin kızlara göre günlük televizyon içeriğini 22 dakika daha fazla izlediği bildirilmektedir.  Çocukların öncelikle tercih ettiği ve vazgeçemedikleri programların başında çizgi filmler yer almaktadır. Çoğu zaman çocuklar buradan yeni şeyler öğrenmekte, kimi zaman faydalı kimi zamanda zararlı olabilmektedir. Televizyonun eğitime katkısı vardır hoşgörü ve empati gibi olumlu sosyal davranışları teşvik edebilir. Buna karşın, televizyonun çocuklarda agresif davranışlar, erken cinsel davranışlar ve yüksek riskli davranışları arttırabilmektedir. Örnek olarak, şiddet içerikli çizgi filmleri izleyen çocukların bu davranışları benimsemesi, akranları üzerinde denemeye kalkması ya da  zarar verici davranışları kendi üzerinde denemesi gözlenebilir. Çocuklar bazen çizgi filmlerdeki karakterleri benimseyebilmekte, onunla kendini özdeşleştirip sanal dünya ile gerçek dünya arasındaki ayrımı yapmakta zorlanabilmektedir. Çoğu zaman çocukların bu yüzden ev ortamında ve dışarıda rol aldığı karakterin davranışını taklit etmeye çalıştığı ve sonunda yaralandığı ya da yaşamsal tehlikeler geçirdiğini haberlerde görmekteyiz. 

Günümüzde çalışan annelerin çoğalması nedeniyle çocukla ilgilenen bakıcıların sayısı da artmış durumda olup çocukların aldığı bakımın kalitesi değişkenlik göstermektedir. Çoğu zaman bakıcılar, çocuklara çizgi film izleterek bakımla ilgili zorlukları aşmaya çalışmakta ve bu yol ile çocukları oyalamakta, kalitesiz uyarana maruz kalmasına yol açabilmektedirler. 

 

İçeriği ne olursa olsun Dünya Pediatri Örgütü çocukların 2 yaşına kadar televizyon izlemelerini önermemektedir. Çünkü televizyon görüntülü ve sesli uyaran içerdiği için çocuğun ilglisini çok iyi bir biçimde çekmekte ancak sosyal iletişimi bozmakta, dış dünyadan gelen uyarıları engellemekte, çocuğu gerçek dünyadan koparmaktadır.Televizyon gibi medya aygıtları tek taraflı iletişim araçlarıdır, yani sadece televizyondan bilgiler aktarılır, karşıdan iletişimle ilgili bir çaba gerektirmemektedir. Halbuki, normal sağlıklı iletişim, kabaca; işitme, anlama, anlaşılan şeye uygun yanıtı seçme, uygun yanıtı sözel ya da sözel olmayan şekilde yanıtlama, yani karşılıklı etkileşimle olmaktadır.

 

Televizyonu çok izleyen çocuklarda sosyal iletişimle beraber konuşma gecikmesi de sıklıkla gözlenmektedir. Klinikte bu tarz uygun olmayan uyaranlara aşırı derecede maruz kalan çocuklar, konuşma gecikmesi ve ietişim kurmada zorluk yaşan otizmli çocuklarla sıklıkla karışabilmektedir. Otizmli çocuklarda televizyona çok fazla ilgi gösterebilmektedir. Bu ailelere; çocuklarına televizyon izletmemelerini önerdiğimizde, çoğunlukla ilk bir ayda bile iletişim becerilerinde olumlu değişimler olduğunu görmekteyiz.

Televizyonun iletişim becerilerine olan bu olumsuz yönlerine ek olarak bazı farklı zararları da bulunmaktadır. Birçok televizyon programındaki hızlı geçişler çocukları aşırı uyarabilmektedir. Düzensiz ve aşırı miktarda televizyon izleme uyku düzenini ve kalitesini bozabilir, dikkat sorunlarına yol açabilir. Uyku hafıza oluşumu, öğrenme ve diğer bilişsel işlevlerin gelişiminde rol oynamaktadır.  Bu yüzden uyku düzenini bozacak faktörler bu becerilerin gelişimini olumsuz etkileyebilmektedir.

Sonuç olarak televizyon günlük hayatımızda yer alan bir unsur olup, bilişsel gelişimin en yoğun olduğu 0-5 yaş arası dönemde izletilmesi önerilmemektedir. 

 

 

Please reload

Son yazılar

Please reload

Yeni yazılarımızdan haberdar olmak için mail adresinizi giriniz

Etiketlere göre arama

  • Black Facebook Icon
  • Black Twitter Icon
  • Black YouTube Icon
  • Siyah Instagram Simge

© 2019